bebeklerimiz için

4/11/2007 - masalların önemi

 
Masalların Önemi
Çocukları eğlendirirken eğiten, onları hayata hazırlayan, doğruya ve güzele yönelten, onlara iyi bireyler olmalarını öğütleyen edebiyat ürünü deyince aklınız ilk ne gelir? “Masal” dediğinizi duyar gibiyiz. Masallar, çocukları dış dünya konusunda bilgilendiriyor, onların hayal kurma yeteneğini geliştiriyor, iyilerin ödüllendirileceğini kötülerin cezalandırılacağını gösteriyor. En önemlisi ana dilini düzgün kullanmayı öğretiyor. Bu nedenlerden dolayı çocukların eğitiminde masallardan mutlaka yararlanmak gerekiyor.

Masal okurken bu noktaları atlamayın!

Çocuğunuza okuyacağınız masalları seçerken bilişsel ve duygusal gelişim basamaklarını göz önünde bulundurmayı unutmamak gerekiyor. Belli yaşlarda (karanlık, canavar, hayalet gibi soyut kavram ve kahramanlardan olumsuz etkilenebileceğini unutmayın. Bu sebeple kitap seçiminde azami dikkat göstermekte fayda var. Kitabı seçtiniz! Peki ne zaman ve nasıl okumalısınız?

  • Masalı gün içinde keyif alacağınız zamanda ya da yatmadan önce okuyun.
  • Masal okurken kullanacağınız ses tonu, ifade, mimik, jest ve tavırlara dikkat edin.
  • Şiddet içeren kitapları okumayın.
  • Kitaptaki resimler üzerine konuşun; ama ilk önce çocuğunuzun fikrini alın.
  • Sabırla okuyun. 10 kere bile aynı kitabı okumanızı isterse, üşenmeden okumaya devam edin.
  • Masalı her gün okumayı alışkanlık haline getirin.
  • Bütün enerjinizle orada olun. Çocuklar sizin masalı sıkılarak anlattığınızı anında fark ederler. Çocuğunuz uyumak üzereyse yumuşak, hareketliyse canlı bir ses tonu kullanın. Kelimeleri ne çok yayın ne de çok hızlı okuyun. Çocuğunuzun algılama düzeyini kontrol edin.
  • Masal anlatırken "Sence bir sonraki sayfada ne olacak?", "Bu masalın sonu nasıl olabilirdi?" gibi sorularla çocuğunuzun bilişsel becerilerinin ve problem çözme yetisinin gelişmesine katkıda bulunmaya gayret edin.
   • Masalı okuduktan sonra, çocuğunuzun masalın bir resmini yapmasını isteyerek masalı onun gözünden görebilirsiniz.
  • Sadece resimlerine bakarak masalı onun anlatmasını istemek de gelişimini destekleyecek bir etkinlik olabilir.
  • Anne ve babaya düşen en önemli görev masalı sabırla okumak ya da anlatmaktır.
  • Mimiklerinizi canlı tutun. Bir tiyatro sanatçısı gibi davranmanız gerekmiyor elbette; ama en azından el kol hareketleriyle canlılık kazandırabilirsiniz.
  • Masalı, kapıyı açmak, yemeğin altını kapatmak için kestiğinizde ve sayfayı çevirirken çocuğunuzu “Ay! Bakalım neler olmuş?” şeklinde cümleler kurarak meraklandırın.
  • Masalı çocuğunuz oyun oynamaktan yorulduğu zamanlarda okumak daha iyi netice verir.
  • Çocuğunuzun okuduğunuz masal üzerinde düşünmesini sağlayın. Sorularınıza cevap verirken ne demek istediğini tam olarak anlatamıyorsa bile sakın “ne dediğini hiç anlamadım” gibi bir cümle kurmayın. Başınızla onu onaylayın ve masalın ana fikrini anlatın.
  • Çocuğunuzun bir kitabı okumasını istiyorsanız, asla emretmeyin. “Şöyle bir kitap okudum. Çok güzeldi. Senin de okumanı isterdim.” deyip kitabı çocuğunuzun odasına bırakın ve çıkın. Emin olun ki çocuğunuz o kitabı okuyacaktır.
  • Kitap okuma saatlerini kendiniz için de bir zevk haline getirin. Yerlere minderler koyun, meyve tabakları hazırlayın ve çocuklarla aynı hizada oturmaya dikkat edin.
  • Masal kahramanını tarif ederken “aynı senin gibi” ya da “teyzene çok benziyor” gibi cümleler kullanırsanız çocuğunuzun hayal gücünü sınırlamış olursunuz.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/8/2007 - ÇOCUKALARDA TUVALET EĞİTİMİ

Kategori: BEBEK BAKIMI

Birçok anne baba çocuğunun tuvalet eğitimine ne zaman başlamaları gerektiği konusunda kararsız kalırlar. "Çocuk tuvaletini ne zaman söyleyecek?" , "bez bağlamaktan ne zaman kurtulacağız?", "tuvalet terbiyesine ne zaman başlamalıyız?" gibi sorularla oldukça sık karşılaşıyoruz.

Oysa çocuğun tuvalet terbiyesine başlamak için belirli bir yaş yoktur. Çocukların büyük çoğunluğu 18-30 aylıkken tuvalet terbiyesine başlamak için gerekli becerileri kazanırken bazı çocuklar ise 4 yaşına kadar bu beceriyi kazanamazlar.Genellikle kız çocukları erkek çocuklarından daha önce mesane ve barsak kaslarını kontrol etmeyi öğrenirler. ( Kızlarda genellikle 2,5 yaş civarında, erkeklerde ise 3 yaş civarında) Önemli olan çocuğunuz tuvalet terbiyesi için hazır olmadan bu terbiyeyi vermek için acele edip baskı kurmamaktır. Çocuğunuzun tuvalet terbiyesine hazır olduğunu gösteren bazı belirtiler vardır:

Çocuğunuz bazı basit isteklerinizi yerine getirebiliyor mu?
Gün boyunca bezi en az iki saat kuru kalabiliyor mu?
Kısa bir uykudan sonra bezi kuru kalabiliyor mu?
Barsak faaliyetleri düzenli ve daha önceden tahmin edilebliyor mu? ( Bazı çocuklar günde 2-3 kez, bazıları ise 2-3 günde bir kez kaka yaparlar. Burada önemli olan bu aralıkların düzenli olarak tekrarlanması ve daha önceden tahmin edilebilir düzeye gelmesidir.)
Kendi başına tuvalete gidiyor mu? Tek başına pantolonunu indirip kaldırabiliyor mu?
Bezi ıslandığında rahatsız oluyor mu?
Lazımlık veya oturağına ilgi gösteriyor mu?
İç çamaşırı giymek istiyor mu?

Yukarıda sayılan maddelerin büyük çoğunluğuna evet yanıtını verebiliyorsanız çocuğunuz tuvalet eğitimine hazır demektir. Aksi halde birçok güçlükle karşılaşabilirsiniz.

ANA BABALARA ÖĞÜTLER:

Plan Yapın:
Çocuğunuza tuvalet eğitimine başlamadan önce iyi bir plan yapmalısınız. Eğitime
ne zaman ve nasıl başlayacaksınız? Herhangi bir direnmeyle karşılaştığınızda
veya olası kazalarda tutumunuz ne olmalı gibi şeyleri planlamalısınız. Bunun
için çevrenizdeki tecrübeli kişilerden veya profesyonel kişilerden fikirlerini
alabilir, doktorunuza danışabilirsiniz. Fakat hiçbirzaman unutmayın: Çocuğunuzu
en iyi siz tanıyorsunuz.


Çocuğunuzu övgülerinizle ödüllendirin:
Eğitiminizin başından sonuna dek çocuğunuzun sizden gelecek olumlu ve olumsuz
tepkileri gözleyeceğini unutmayın. Onu hayal kırıklığına uğratmamalısınız. Eğitiminde
ileriye gittiği her adımda ve her yeni denemede çok iyi yaptığını ve onunla
gurur duyduğunuzu ona söyleyin. Ancak unutmayın ki övgüleriniz çok abartılı
olursa çocuk tekrar altına kaçırmaya, huysuz ve sinirli olmaya başlayabilir.

Arada sırada kazalar olabileceğini kabul edin:
Tuvalet eğitiminiz tamamlanana dek her çocuk gerek gündüz, gerek gece kazara
altına kaçırabilir. Bu gibi hallerde çocuğunuza sinirlenmeyin ve kızmayın. İdrarını
tutması ve rektumunu kapatması için gereken kas gelişimi birden olmaz. Çocuğun
bunu öğrenmesi zaman alacaktır. Herhangi bir kaza olduğunda altını sakinlikle
temizleyin, bir dahaki seferlerde tuvalete yapmaya devam edecektir.

ADIM ADIM TUVALET EĞİTİMİ

Gevşeyin. Tuvalet eğitiminde sakin ve rahat yaklaşım en iyi davranış biçimidir.
Tuvalette ne yapacağını çocuğunuza gösterin. Çocuklar büyüklerini tuvalette görünce onları taklit etmeye başlarlar.
Tuvaletle ilgili ailenizin kullandığı sözcükleri çocuğunuza öğretin ki tüm aile bireyleri çocuğun kullanacağı sözcüğü duyduğunda tuvaleti olduğunu anlayabilsin. Bu arada bu yaştaki çocukların herşeyi çekinmeden heryerde yüksek sesle herkese duyurabildiğini unutmayın.
Çocuğunuza tuvaletini yapmadan önce oluşan yüzde kızarma, çömelme, ıkınma gibi belirtilerin tuvaletinin geldiğini işaret ettiğini öğretin.
Çocuğunuza bir lazımlık- oturak satın alın. Oturarak tuvalet yapması daha kolaydır.
Çocuğunuza tuvalet kullanımı hakkında kitaplar okuyun, hikaye veya masallar anlatın.
Çocuğunuza tuvalette kolay indirilip kaldırılabilen giysiler giydirin.
Çocuğunuz tuvalete gitmek istediğinde ona yardımcı olun, yanında kalın eline tuvalette otururken oyalanabileceği resimli kitaplar vs. verin ve oturağına tuvaletini yapmasa bile  birkaç dakika oturmasını sağlayın.
4-5 dakikadan sonra çocuğunuzun tuvaletten kalkmasına yardımcı olun. Eğer bu süre içerisinde tuvaletini yapabildiyse aşırıya kaçmamak kaydı ile onu övün ve ödüllendirin. Eğer tuvaletini yapamadıysa birdahaki sefere yapabileceğini söyleyin.
Tuvaletini yaptıktan sonra çocuğunuzu dikkatle silin. Kız çocuklarında silinme işleminin enfeksiyon kapmayı engelleyebilmek amacıyla önden arkaya doğru yapılması gerektiğini unutmayın. Tuvaletten sonra ellerin dikkatlice yıkanması gerektiğini siz de örnek olarak çocuğunuza öğretin.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/7/2007 - Bebeğinizin Uykusu

Kategori: BEBEK BAKIMI

Bebeğinizin Uykusu

Bebeğiniz uykusu geldiğinde gözlerini ovuşturmak, kulaklarını çekiştirmek gibi birtakım hareketler yapar. Bu hareketleri öğrenin.

Bebeğinize gece ve gündüzün farkını öğretmeye başlayın.Buna 2 haftalıkken başlayın.Gündüz onunla oynayın, konuşun, ilgilenin. Gece uyku vakti geldiğinde ışıkları karartın, oynadığınız oyunları mümkün olduğunca yavaşlatın. Onun ilgisini çekecek tüm aktiviteleri sınırlayın. Çamaşır, bulaşık makinesi vs. aletleri çalıştırmayın.

6-8 haftalık olduğunda bebeğinize kendi kendine uyuma şansı tanıyın. Onu yatağına yatırın, uyutmak için çaba sarfetmeyin, kucağınıza almayın veya sallamayın. Böylece kendiliğinden uyumayı öğrenme şansı tanıyın.

3-6 ay: 3-4 aylık olan çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Eskisi gibi her 2-3 saatte bir uyanmamaktadır. Geceleri ancak bir kaç kez beslemek için uyanabilirsiniz. Gündüz uykuları ise 2-3 parti halinde yaklaşık 5 saat olacaktır.Bu dönemde:
Bebeğinizin uyku saatlerini planlamaya başlayabilirsiniz. Geceleri 20- 20.30 sıralarında uyuması uygun olacaktır. Bu saatlerde bebeğiniz çok enerjik görünse de yatmasını sağlayın. gündüz uykularını da belli saatlere planlamaya çalışın.

Yatma zamanı için bir takım alıştırmalar geliştirmeye çalışın. Onu yatırmadan önce oynadığınız oyunları yavaşlatın. Pijamalarını giydirin. Hikaye anlatın, ninni söyleyin. Işıkları azaltın. Bunu her gün yaparak bebeğinizin yatma saati geldiğini öğrenmesini sağlayın.


BEBEĞİNİZİ UYKUDA KONTROL EDİN


Bebeğiniz uyuduktan sonra 5,10 ve 15. dakikalarda kontrol edin. Eğer uyanırsa sırtına birkaç kez yavaşça vurun. Eğer ağlaması kesilmezse uyuyuncaya kadar sinirlenmeden yatağının başında kalın.Ancak yatağından almayın. Bu birkaç hafta sürse bile yılmayın.


Bebeğiniz kendikendine uyumaya alışana dek her akşam kademeli olarak yanında oturduğunuz sandalyenizi uzaklaştırın. Gerekirse onunla konuşun.
Bebeğinize mutlaka iyi geceler öpücüğü verin. Bu özellikle gergin ve sinirli bebeklerde oldukça işe yarayacaktır.

Bebeğiniz gece uykusunu 10 saat uyuduktan sonra onu uyandırın. böylece gündüz uykularını da düzenli uyumasını sağlarsınız.

6-9 ay: Günlük uykusu yaklaşık 14 saattir. 7 saate yakın bir süre hiç uyanmadan uyuyabilir. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez kısa süreli gündüz uykuları uyuması uyku düzeninin sağlanmasında faydalı olacaktır.

Bu dönemde yatma zamanı için daha önceden geliştirdiğiniz alıştırmaların faydasını göreceksiniz. Artık önceden alıştırdığınız gibi pijamaları giydirdiğinizde , hikaye okuyup ninni söylediğinizde uyku zamanının geldiğini kabul edecektir.

Her gün aynı saatte gündüz uykularına yatmasını sağlayın.
Kendi kendine uyuyakalmasını sağlamaya çalışın.


9-12 ay: Bu aylarda muhtemelen bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüzleri iki kez yarım- 2 saat uyuyor olacaktır. Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.

12-18 ay:Bu aylarda bebeğiniz günde 13-14 saat uyuyacaktır. 18 aylık olduğunda günde iki kez olan kısa gündüz uykularını öğleden sonralarıyarım- iki saatlik tek uykuya indirebilir.Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.

18- 24 ay:Geceleri 10-12 saat, gündüzleri 2 saatlik bir öğlen uykusu yeterli olacaktır. Bu aylarda çocuğunuz oluşturduğunuz alışkanlıkları yıkabilmek için çeşitli hilelere başvurabilir.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/7/2007 - BEBEGİNİZ GECE AGLIYORMU

Kategori: BEBEK BAKIMI

Gece her dakika ağlayarak uyanan bebeğinizi emzirerek susturuyorsanız yanlış yapıyorsunuz.

İngiliz bilim adamları, geceleri çok sık uyanan ve ağlayan bebekleri olan ana babalara, bebeklerini çok sık beslememeyi öneriyor
Londra Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, ilk haftalarında 24 saat içinde 11 defadan fazla emzirilen bebeklerin üç aylıkken geceleri uyanma olasılığı, daha az emzirilen bebeklere göre 3 kat daha fazla.

Üniversitedeki çocuk gelişimi uzmanları, bu araştırmadan sonra, bebeklere geceleri derin uyumalarını öğretmek için 3 aşamalı bir program uyguladılar. Programa yeni doğmuş bebeği olan 600 çift katıldı.

Programın ilk aşamasında bebeklere gece ve gündüzü ayırt etmeleri için, uyumaları gereken zamanda odanın karanlık ve sessiz olması sağlandı.

Uzmanlar, ikinci aşama olarak, bebeğin, uykusu geldiğinde sallanmadan ve emzirilmeden doğrudan yatağına yatırılması gerektiğinin altını çizdiler.

Programın üçüncü aşamasına üç hafta sonra, bebeğin sağlıklı ve kilo almış olması koşuluyla başlanması gerektiğini belirten uzmanlar, bu aşamada bebeğin uyanır uyanmaz anne sütüyle ya da biberon mamasıyla beslenmemesi gerektiğine dikkat çektiler.

Araştırmada, uyandığında önce altı değiştirilen ya da sevilip okşanan bebeğin, uyanma ile beslenme arasında bağlantı kurmayacağı belirtildi.

Araştırmanın başkanı çocuk gelişimi uzmanı Ian St. James-Roberts, bu üç aşamadan geçen bebeklerin çoğunun, ilk haftalarında çok sık beslenmiş olsalar bile, geceleri uyanmadan uyuyabildiğini söyledi.

Roberts, bu yöntemin olumlu tepki alacağını umduğunu, çünkü yaygın olan ve bebeğin ağlatılmasını öneren programlara alternatif oluşturduğunu kaydetti.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/7/2007 - BEBEK GELDİ

Kategori: BEBEK BAKIMI

 BEBEĞİNİZİN İLK KONTROLLERİ

Doktorunuz doğum sonrası ilk muayeneden sonra ilk 24 saat içinde bir genel muayene daha yapacaktır. Bu muayenede neler inceleniyor? Gelin birlikte göz atalım.
 •  Bebeğin ağırlığı (doğumdan sonra %10 oranında azalmıştır, meraklanmayın. )
 •  Kafa çevresi, boy
 •  Gözde kırmızı röfle (ışık hüzmesinin gözün arka duvarına çarpıp geri gelmesi.)
 •  Kalp sesleri ve soluk alıp vermesi
 •  Böbrek, karaciğer, dalak gibi iç organların palpasyonla (dışardan elle ) muayenesi
 •  Yeni doğan refleksleri
 •  Kalçalar (çıkık olup olmadığını kontrol etmek için)
 •  Eller, ayaklar, kollar, bacaklar, cinsel organlar
 •  Göbek kordonunun geri kalan kısmı

BEBEĞİNİZ NELER YAPIYOR OLABİLİR:

Bu ayın sonunda bebeğiniz:
 •  Düz bir yüzeye yatırıldığında kafasını kısa süreyle kaldırabilir.
 •  Yüze odaklanabilir.
 •  Çıngırağa bir şekilde yanıt verir (ağlayarak veya sakinleşerek)
 •  Yüzünün 15 cm üzerinde yay şeklinde hareket ettirilen nesneyi orta hattin ötesine kadar takip edebilir.
 •  Ağlama dışında sesler çıkarabilir
 •  Sizin gülüşünüze gülüşle yanit verebilir
 •  Kendiliğinden gülmeye başlayabilir

Bebeğiniz bunlardan birini yada daha fazlasını yapamıyorsa doktorunuza bu konuya açmanızda fayda vardır. Genelde sonradan normale dönüş gözleniyor. Prematüre bebeklerin bu olgunluğa normal doğanlardan daha geç ulaştığını aklınızdan çıkarmayın

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

glitter-graphics.com

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

funmak
mavis62
oya bulut
meeluu
orgusepeti
refikabusem94
edaca30
serpil69
makhina
pelinozden
aygiz
orguevim
handicraft
gocmenkizi
yasamladans
sevtaplaguzellik
gulaycahobiler
funda2008